2 Temmuz 2013 Salı

ViTAMiN D VE DR. MICHAEL HOLICK


Makale; Kathleen Jones, MA
American College of Lifestyle Medicine
Şubat 2012

Michael F. Holick, Ph.D, M.D.
Vitamin D Çözümü: En Yaygın Sağlık Problemimize 3-Adımda Tedavi Stratejisi kitabının yazarı Dr. Michael Holick, PhD, MD, vitamin D konusunda en önde gelen otorite olarak tanınmaktadır. 

Boston Üniversitesi Medikal Merkezi’ nde fizyoloji ve biyofizik üzerinde uzman bir tıp profesörü olan Holick, vitamin D’ nin vücüttaki ana dolaşım formu olan 25-hidroksivitamin D3’ ü ilk keşfeden kişidir. Vücuttaki metabolik patikaları etkileyen hormonların çalışma şeklinin hizaya sokulması, hücresel fonksiyonlar ve pekçok genin tanımlanması gibi geniş kapsamlı etkilerini gözlemleyerek vitamin D’ nin “tek başına bir sınıf” olduğunu ve yetersizliğinin bizim en önemli sağlık tehditimiz olduğunu gören Holick vitamin D’ nin aktif formu olan 1,25-dihidroksivitamin D3’ ü ayrıştırmış ve tanımlamıştır.
Bulgularının, vitamin D eksikliğinin kanser, çoklu skleroz, diyabet, romatoid artrid, osteoporoz, enfeksiyonel hastalıklar, depresyon, bozulmuş bilişsel fonksiyon gibi optimal kemik korumasının çok daha ilerisindeki bağlantılara işaret ettiğini gören Holick’ e göre insan sağlığına katkılarını gösteren derin kanıtlara rağmen vitamin D yetersizliği global ölçekte hala yeteri kadar anlaşılamamıştır.  

Dr. Holick “Vitamin D yetersizliğinin günümüzdeki başlıca hastalık nedeni” olduğunu ileri sürmekte, çözümünün kolayca bulunabilen ve ucuz vitamin D destekleri gibi basit ve ulaşılabilir olduğuna işaret etmekte ve ayrıca “güneş vitamini” olarak da bilinen en makul vitamin D kaynağının da yine güneş ışınları olduğunun savunuculuğunu yapmaktadır.
Vitamin D’ nin aslında bir vitamin değil fakat bir hormon olduğunu ve güneş ışığına maruz kalan cildin büyük bir Vitamin D üretme kapasitesi olduğunu açıklayan Dr. Holick, kendimizi güneşten kurumamız gerektiği görüşünü de sorgulamaya başlamıştır. Ona göre “Dünya nüfusunun çoğunun güneş ışığına maruz kalmanın kötü bir ilaç olduğu hakkında beyni yıkanmıştır”.
Çalışmaları, vitamin D  cilt sentez mekanizmasının hayati işleyişi üzerinde yaş, obezite, enlem, mevsimler, güneş kremi, cilt pigmentasyonu ve kıyafet gibi unsurların etkilerini de gözler önüne sermiştir.

Dr. Holick klinisyenlere tüm bireylerin vitamin D eksikliğine maruz kaldığının farkında olmalarını tavsiye etmekte fakat yine de güneşte kalmayı herkes için önermemektedir. Hamileler, obezler, osteoporoz problemi olanlar, koyu renk ciltli olanlar, emilim bozukluğu yaşayanlar ve vitamin D metabolizması ile etkileşime girerek azaltan ilaçlar kullanan kişiler için güneş ışığı daha sık önerilmektedir.
Çoğunlukla kadınlarda kemik kaybına odaklanan hasta vizitlerinde, Dr. Holick zamanının %25 ini egzersiz, hissedilir derecede güneş ışığı ve yeterli miktarlarda vitamin D ile kalsiyum içeren bir hayat stili üzerinde tartışarak geçirmektedir. Vitamin D eksikliği olan kadınların her yıl iskelet kütlesinin % 3 – 4 kadarını kaybedebileceğini işaret eden Holick, hayat boyu kemik sağlığını korumanın kritik önemini vurgulamaktadır. Holick’ e göre; “kemik ve kaslarında ağrı, sızı hisseden kadınlara çoğunlukla fibromyalji veya kronik yorgunluk sendromu gibi yanlış tanı konulmakta fakat gerçekte osteomalazi denilen vitamin D eksikliği yaşamaktadırlar”. 

Dr. Holick kadınların vitamin D seviyeleri hakkında endişe etmeleri gereken nedenleri de işaret etmiştir. “Kandaki yüksek 25-hidroksivitamin D seviyesi hamilelikte olabilecek en ciddi komplikasyon olan preeklampsi (ç.n; gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon, ödem ve protein ürü üçlüsünün oluşturduğu klinik tablo) ve sezaryen ameliyatı riskini düşürür” açıklamasını yapan Holick, en yüksek vitamin D seviyesine sahip olan kadınlarda skleroz (ç.n; doku sertleşmesi) ve romatoid artrid oluşumunun da dikkate değer ölçülerde düştüğünü belirtmiştir. Vitamin D eksikliğinin damar hastalıkları ve aktiviteye eşlik eden kas ağrısı dışında, Nurses’ Health Study çalışmalarının gözler önüne serdiği meme kanseri oluşumu ile kuvvetli bağlantısı da (ç.n; özellikle pre-menopoz kadınlarda) Dr. Holick tarafından açıklanmıştır.

Gelecekte vitamin D hakkında yapılacak araştırma ve pratik uygulamaların büyümeye devam edeceğini öngören Holick, “Vitamin D’ nin yararları hakkında her yıl yüzlerce çalışmanın yayınlanacağına inanıyorum. Bu araştırmalar sağlık hizmetini fakat daha da önemlisi sağlık sektöründe karar mekanizmalarını ve onay kurumlarını etkileyecektir” açıklamasını yapmıştır.

Bir diğer karar yiyeceklerin zorunlu güçlendirmesi olabilir – örneğin, ekmeğin ultraviyole ışığına maruz bırakılmış maya ile kuvvetlendirilmesi ve Vitamin D oluşumuna katkı sağlaması. Vitamin D içeren yiyecek kaynakları açık-deniz somonu, UV ışıma görmüş ekmek mayası ve taze mantarlar, kuvvetlendirilmiş süt ve portakal suyudur. Koyun yününden elde edilen lanolinden türetilen D3 formunu tüketmek istemeyen vejeteryanlar ekmek mayası ve mantar kökenli vitamin D de kullanabilirler.  

Güneş ışığı yokluğunda, Dr. Holick her iki formunda eşit etkileri olduğunu not ederek D2 veya D3 takviyesini savunmaktadır. “Sadece kemik sağlığınızı maksimize etmeyeceksiniz; bazı kanser türleri, kalp hastalıkları, damar hastalıkları, diyabet, MS, romatoid artrid, osteoartrid ve enfeksiyonel hastalık riskiniz de potansiyel olarak düşecektir” açıklaması yapan Holick, bütün hastalarının günde 2000-3000 IU vitamin D almasını tavsiye etmektedir. Yiyecekler, güneş ışığı ve takviye kullanarak alınacak bu doz obez olan kişiler için 2 – 3 kat daha fazla önerilmektedir.
“Benim perspektifimden vitamin D alımının Vitamin D Çözümü (The Vitamin D Solution) kitabımda tavsiye ettiğim seviyelere – çocuklar için günlük 1000 IU ve yetişkinler için günlük 2000-3000 IU - yükseltilmesinin bir dezavantajı yoktur. Vitamin D takviyesi toplam doz tutturulduğu takdirde günlük, haftalık hatta aylık olarak alınabilir. Günlük 2000 IU bazından hastalar 14.000 IU luk haftalık tek dozu tercih edebilir. Takviyeler yemek ile veya boş mideye alınabilir ve yetişkin bir birey hiçbir yan etkisi olmadan günlük 10.000 IU dozuna kadar alabilir” cümleleri Holick’ in diğer açıklamalarıdır.

Dr. Holick nörolojik veya immünolojik (bağışıklık sistemine bağlı) bir düzen bozukluğu olmadan kemik ve kaslarında ağrı, acı, sızı gibi spesifik olmayan şikayetler ile gelen hastalarda vitamin D eksikliği ve osteomalazi (ç.n; kemik mineralizasyon eksikliği) teşhisinin düşünülmesini de önermekte ve osteomalazi gelişimin aylar, hatta yıllar süreceğini ve efektif tedavinin uzun süreceğine de işaret ederek şöyle devam etmektedir; “Benim ve diğer arkadaşlarımın tecrübeleri ışığında bu tip hastalarda vitamin D düzenlemesinin % 40 – 60 arası oranlarda başarı sağladığı görülmüştür.”  

Klinisyenlerin ayda iki kez 50.000 IU farmasötik kapsül formunda vitamin D reçetelemeyi düşünmelerini öneren Holick, “ Nispeten ucuzdur ve reçete ile önerildiğinde hasta tarafından bir tedavi şekli olarak düşünülüp daha iyi kabul görür” diye belirttiği vitamin D takviyesi alan spesifik olmayan ağrı ve sızılı hastalarının iki yada üç ay sonra çok daha iyi hissettiklerini ve “etkileyici bir zindelik duygusu” raporladıklarını not etmiştir.
Güneş ışığından yararlanma konusunda Dr. Holick savınduğu düşünceleri şu şekilde ifade etmektedir; “En iyi vitamin D kaynağı güneştir, bu nedenle takviyelere ek olarak herzaman belirli peryot ve sürelerde – yılın zamanına, günün saatine, enlem derecesi ve cilt pigmentasyonuna bağlı olarak - güneşten yararlanılmasını önerirrim. Örnek olarak Boston (yaklaşık enlem olarak İstanbul) da yaz aylarında bacak ve kolların haftada 2 – 3 defa 10 – 15 dakika arası güneş ışığı görmesi tavsiye edilir. Yaz aylarında öğle vakitleri vücudun büyük bir kısmının güneş ışığı altında 20 dakika kalması yaklaşık olarak 20.000 IU oral doza eşdeğerdir. Cilt rengi koyu olan kişilerin doğal güneş koruması olduğu kabul edildiğinden daha uzun sürelerde güneş ışığında kalmaları gereklidir.”
Ve kendisinden son bir hatırlatma: “Herzaman yüzünüze güneş kremi uygulayın çünkü güneş en çok bu bölgeye zarar verir ve vücudumuzun sadece % 9’ unu oluşturduğundan fazla bir vitamin D takviyesi sağlamaz. Çıkın, eğlenin ve biraz güneş ışığı alın. Eğer uzun süre kalmayı planlıyorsanız güneş kreminizi kullanın. Ve gözlüklerinizi unutmayın.”

Zindelikler Dileriz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.